Google

16 Şubat 2008 Cumartesi

Preity Zinta Wallpaper(Hastasıyım Zinta'nın :) )







Bollywood’un kralı Shah Rukh Khan’


Sinemanın kalbi Berlin'de

Sinema dünyasinin kalbi Berlin’de atiyor. 58. kez düzenlenen Uluslararası Berlin Film Festivali, ünlü yönetmen Martin Scorsese’nin yönettigi Rolling Stones belgeseli ile açıldı. DW’den Aydin Üstünel’in izlenimleri.

Festivalin yıldızları


Festival yöneticisi Dieter Kosslick, bu yıl da diğer en ünlü yıldızları da kırmızı halıda ağırlamaya hazırlanıyor। Filmlerini tanıtmak için Berlin’e gelmesi beklenen isimlerin listesi epey kabarık. “There will be blood” filmindeki performansı ile bu yıl en iyi erkek oyuncu dalında Oscar almasına neredeyse kesin gözüyle bakılan Daniel Day-Lewis, “Fireflies In The Garden”ı tanıtacak Julia Roberts, “Elegy” filminin başrol oyuncuları Penélope Cruz ve Ben Kingsley, “The Other Boleyn Girl” filminin yıldızları Scarlett Johansson ve Natalie Portman ilk göze çarpan yıldızlar.


Ancak bu yılki festivalin konukları arasında, dünyada en fazla hayranı olan isim ne Julia Roberts, ne de Madonna. Bollywood’un kralı Shah Rukh Khan’ın, son filmi “Om shanti om” için Berlinale’ye geleceğinin duyulmasından bu yana, festival merkezine onbinlerce mail yağdığı gelen haberler arasında. Bollywood’un popülerliği gözönünde bulundurulursa, tahminen 1 milyar hayranı olan Shah Rukh Khan’ı Berlin’de de binlerce hayranının karşılaması bekleniyor.

İstanbul'a Bollywood çıkarması



Hindistan Film Akademisi CIFA ödülleri, Hintli yıldızların katılımı ile Aralık ayında 80 bin kişilik Olimpiyat Stadı'nda renkli gösteriler eşliğinde yapılacak

ÖMER ÇAKKAL / İSTANBUL
Bir milyar 125 binlik nüfusu ile dünyanın en büyük turist potansiyelini elinde bulunduran Hindistan'ın 2007 sinema ödülleri bu yıl İstanbul'da dağıtılacak. Hindistan'ın Hollywood'la yarışan ve her yıl yüzlerce film üreten sineması Bollywood'un ödül töreninin Aralık ayında 80 bin kişilik Olimpiyat Stadı'nda yapılması düşünülüyor. Kapalı salonlarda ödül törenlerine alışık olmayan Hintliler, tören için yaklaşık 400 Hintli sinemacıyı İstanbul'a gönderecek. Ödül töreni havai fişek gösterileri ve dansçılarla renklenecek. Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç'un geçtiğimiz şubat ayında Hindistan sineması Bollywood'un büyük şirketleri olan Balaji ve Popcorn'un yöneticileri ile yaptığı toplantıda gündeme gelen ödül töreni için hazırlıklar sürüyor. İki şirketin Türkiye'de gerçekleştirmeyi düşündükleri film ve dizi projeleri bir yana geçen yıl Londra'da dağıtılan Bollywood ödüllerinin bu yıl İstanbul'da yapılması için bastıran Türkiye, Hindistan'ın alacağı kararı merakla bekliyor.

GÖSTERİŞ ÖN PLANDA

Ödül töreniyle ilgili bilgi veren Hindistan'ın İstanbul Başkonsolosu Praveen Verma, kısa adı CIFA olan Hindistan Film Akademisi Ödülleri'nin en önemli unsurunun gösteriş olduğunu belirtti. CİFA ödüllerinin her yıl bir başka ülkede dağıtıldığını söyleyen Başkonsolos, ödül töreninin bu yıl İstanbul'da Olimpiyat Stadı'nda yapılması için çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

TRT'ye Bollywood kazığı

Bin 500 dolar teklifle sunulan filmi reddettiler. Aynı filme 20 bin dolar verdiler.
TRT'nin dış Kaynaklar Müdürü, kendinden önceki yönetimi, bin 200 dolar değerindeki 35 Hint filminin tanesine 20 bin dolar vermekle suçladı.
İddiaya göre, Hintli yapımcı pazarlık payı da gözeterek kuruma resmi olarak bin 500 dolar teklif etmiş ancak teklifi kabul edilmemiş. Aynı filmler, film başına 20 bin dolar ödenerek bir Master yapımcılık isimli Türk firmadan satın alınmış. Kurumun uğratıldığı zarar toplamda 650 bin dolar...

Bollywood'dan ödül




Beynelmilel', festivallerde ilgi görmeye ve uluslarası jürilerin hayranlığını toplamaya devam ediyor...

Film son olarak Hindistan'da gerçekleştirilen "6. Pune Uluslararası Film Festivali"ne katıldı. Festival jürisi, “En iyi erkek oyuncu” ödülünü, "Beynelmilel" filminin başrol oyuncularından Cezmi Baskın'a verdi.

Hindistan’ın Maharashtra eyaletinin ikinci büyük şehri olan Pune'de gerçekleştirilen festivalde, en iyi film ödülünü Arjantin Yapımı "XYZ" kazandı. Festivalin en iyi kadın oyuncu ödülünü ise, "Beynelmilel"in de başrol oyuncusu olan Özgü Namal, aynı sezon rol aldığı diğer filmi "Mutluluk" ile kazandı.

BOLLYWOOD ŞÖLENİ BAŞLIYOR!

BOLLYWOOD ŞÖLENİ BAŞLIYOR!


İstanbul’da yaşayan aşıklar için geçmişten bugüne çok önemli 11 filmi bir araya getiriyor


“Gök kubbe altında söylenmemiş söz yoktur” derler. Gerçekten de yüzyıllardır yeryüzünde o veya bu sebeple debelenip duran insanoğlu zamanını iyi değerlendirmiş ve bizlere söyleyecek yeni bir söz bırakmamıştır. Edebiyat ve sinema başta olmak üzere pek çok sanat dalının sürekli farklı biçim arayışlarında olmasının sebebi de bu olsa gerek. Bu en eski olan ama yepyeni söylenmesi gereken sözlerden bazıları aşka dair olanlar elbette… Yüzyıllardır hikayelere, tablolara, romanlara ve senaryolara konu olan aşkı, her coğrafya kendine dair bir bakış açısıyla yorumluyor. 1930’lu yıllarda gelişmeye başlayan Bollywood’un en önemli özelliği ise bugüne kadar aşkı en ’farklı’ yorumlayan sinemalardan biri olması. Bir ülke sineması olarak çıktığı yoluna artık herkesçe bilinen bir sinema türü olarak devam etmesi ise bu farklılığın kitlelerce hayli benimsendiğinin göstergesi. İşin ilginç yanı, aşkın bin bir türlü halini en tuhaf ve alışılmadık biçimlerde karşımıza çıkaran Bollywood, danslı, müzikli, şamatalı yapımlarıyla durmak bilmeden yükselmeye devam ediyor. Yani son yıllarda ülkemizde de geleneksel kutlamalar arasına giren Sevgililer Günü için yapılacak en özel seçimlerden biri bir Bollywood filmi izlemek olabilir!

İstanbul Modern ve Hindistan Konsolosluğu işbirliği ile hazırlanan ’Bollywood! Aşk ve Müzik’ temalı etkinlik İstanbul’da yaşayan âşıklar için geçmişten bugüne çok önemli 11 filmi bir araya getiriyor. Cuma günü başlayan filmlerin gösterimi dönüşümlü olarak

28 Şubat’a kadar devam edecek. Ama şunu da hatırlatalım; daha önce bir Bollywood filmi izlemediyseniz, bu tür hakkında bilgi sahibi olmadan filmleri izlememeniz hakkınızda hayırlı olur!

YILDA 1000 FİLM ÇEKİLİYOR

Bollywood, Bombay temelli Hint sinemasına verilen ad olduğu için Bombay ve Hollywood isimlerinden türemesi şaşırtıcı değil. Her ne kadar kimileri onu ’Hollywood’un zavallı kuzeni’ olarak tanımlasa da yılda 1000’e yakın film üretmesi ve 3.6 milyar bilet satışı ile öyle olmadığını çoktan beri dosta düşmana gösteriyor.

Bu sinemanın belirli bir türe dönüşmesi ise 1931 yılında çekilen Ardeshir Irani’nin sesli filmi ’Alam Ara’ ile başladı. Müziği çok seven Hintliler bu filme 1900’lerin başında çekilen sessiz filmlere göstermedikleri kadar büyük ilgi gösterdi. Öyle ki, bu ilk adımın ardından sinema sektörü bir anda büyüdü ve yılda 200 film çekilmeye başlandı. 1940’lı yıllar II. Dünya Savaşı ve Hindistan’ın bağımsızlık mücadelesi nedeniyle Bollywood için epeyi fırtınalı geçti. Bu dönemde zor günler geçiren ülkenin dertlerini hiçe sayan sinemacılar ayıplandı. Hem bu yüzden hem de toplumsal duyarlılıkları nedeniyle bazı sinemacılar bu dönemde filmlerinde toplumsal konulara eğildi. Şimdilerde de geçerli olan klasik Bollywood tarzı ’romantik müzikal’ formülü ise 1950’li yıllarda yerleşti. Ülkemizde de çok iyi bilinen ’Avare’ filminin oyuncusu Raj Kapoor başta olmak üzere pek çok yıldız oyuncunun çıkması da bu tarihlere rastlıyor.

70’lerin Bollywood’unda romantik aşk filmlerinin yanı sıra aksiyon örnekleri de vardı. 1990’larda ise aile ekseninde dönen aşk filmlerine bir geri dönüş yaşandı. 2000’li yıllarda Bollywood’un tavan yapan popülaritesinin iki önemli nedeni var. Bunlardan biri, büyük bütçeli filmler üretilmesine ön ayak olan yapımcılar. Diğer nedense yukarıda bahsettiğimiz ve şimdi açılımını yapacağımız bir yemek tarifi kıvamındaki Bollywood formülü. Bu formülün en önemli öğesi elbette dans ve müzik eşliğinde ilerleyen bir aşk hikayesi. Zengin kız-fakir oğlan ya da tam tersi kombinasyonlarla dramaturjiyi yürütecek, çatışma yaratacak faktörler de formülün olmazsa olmazlarından. Filmlerin müzikleri izlenme oranlarını belirleyen en önemli etken. Bir film gösterime girmeden çok önce piyasaya soundtrack albümü çıkıyor. Filmden görüntüler eşliğinde yapılan video klipler ise anında Hint MTV’sinin de aralarında bulunduğu müzik kanallarında dönmeye başlıyor. (Son yılların ilgi gören bilgisayar oyunlarından ’Sing a Star’ın bu filmlerin şarkılarının karaoke yöntemiyle söylenmesini temel aldığını söylersek işin ciddiyetini anlamak daha da kolaylaşır). Melodramik yapıyı temel alan filmlerde iyi karakterler hep en altın kalplisinden seçiliyor, kötü karakterler filmin sonunda mutlaka ölüyor. Uzun dans sahneleri ise hikayenin orasına burasına usturupluca serpiştiriliyor. Bir Bollywood filminin yaklaşık olarak 3 saat olduğunu göz önünde bulundurursak bu dans sahnelerinin uzunluğunu varın siz hesaplayın!

Dans ve müzik filmin ana ekseni olduğu için de yıldız oyuncular genelde bu ikisini aynı anda becerebilen güzel insanlar arasından çıkıyor. Yine de şarkıların profesyoneller tarafından söylenmesini ve sözlerinin Hint şiiri ve mitolojisine uygun alıntılarla bezenmesini sağlayan sektörler de var.

Bollywood’da son yılların en önemli trendi ise yabancı ülkelerde çekilen filmler. Yani yapımcılar seyirciye ödediği paranın hakkını kesinlikle veriyor. Filmlerin iş yapmasının garantisi ise tüm bunların ötesinde yıldız oyuncuların sayesinde oluyor. Sektörün büyük olması Hintli gençlerin en çok ilgi gösterdiği meslek dallarından birinin oyunculuk olmasının en büyük nedeni.

Bollywood filmlerinin akla hayale sığmayacak detaylarını bir yazıya sığdırabilmek çok zor kuşkusuz. Ama verdiğimiz bilgiler merak uyandırdıysa İstanbul Modern’deki Bollywood şölenini kaçırmamanızı öneririz. Türün klasiklerinden en yenilerine pek çok örneği bir arada görebileceğiniz bu etkinlik 14 Şubat Sevgililer Günü’nü de efsane film ’Avare’ ve ’Pardes’ ile taçlandırılacak. Ayrıca gösterim öncesi romantizmi hareketlendirmek için izleyicilere şarap da ikram edilecek. Kim bilir sevgilinizle sinema salonundan siz de dans ederek çıkabilirsiniz.

Bollywood’un dans kuralları

Bollywood’un 1990’ların sonunda artırmaya başladığı izleyici sayısının, yapılan filmlerin dans ve müzik ekseninde dönmesiyle yakından ilgisi var. Bu da formülü baştan belirli olan bu filmlerin dans sahneleri için de belirli kurallar konmasına neden olmuş. Acılı bir aşk hikayesi etrafına serpiştirilen bu tür sahnelerin en önemli kuralı kahramanın dansı yönlendirmesi. Bu tekli danslarda oyuncuya kadınlı erkekli kalabalık bir dansçı grubu eşlik ediyor.

Aşıkların birlikte dans edip şarkı söyledikleri bölümler ise mutlaka doğal güzelliklerin arka plana yerleştirilebileceği bir mekanda çekiliyor। Dansların koreografisi genelde geleneksel Hint dansları temel alarak hazırlanıyor. Ancak son yıllarda çekilen filmlerde Batı kökenli dans figürlerini görmek de mümkün.

alıntı..